Hayali Cemaatler
Milliyetçiliğin Kökenleri ve Yayılması
Benedict Anderson
Metis yayınları
http://www.metiskitap.com
Özgün adı: Imagined Communities
Reflections on the Origins and Spread of Nationalism
Çeviri: İskender Savaşır
Yayıma Hazırlayan: Semih Sökmen, Sosi Dolanoğlu
Kitabın Baskıları:
İlk Basım: Ağustos 1993
3. Basım: Eylül 2004
Kitaptan
Bugün içinde yaşadığımız dünya bir uluslar sistemidir. Çok değil, yalnızca 150 yıl önce, bugün varolan ulusal devletlerin yarısı bile henüz ortada yoktu. Son iki yüzyıldır milyonlarca insan, kendi uluslarına olan bağlılıkları nedeniyle başkalarına kin ve düşmanlık besledi, farklı ulustan insanları katletti. Bu bir yana, insanları bile bile ölüme gidecek kadar fedakâr kılan bu bağlılığı, bir ulusa ait olma duygusunu nasıl anlayabiliriz?
Benedict Anderson, milliyetçi siyasal hareketler üzerine yapılmış
çoğu çalışmanın sormadığı bir soruya
yanıt arıyor: Ulusların doğuşunu ve gelişimini,
dinsel cemaatlerle, hanedanlıkların çöküşüyle, kapitalizm ve
yayıncılığın gelişmesi, resmi devlet dillerinin
oluşumu ve "zaman" kavrayışımızın
değişmesiyle ilişkilendiriyor. Ulusu, kan bağı ve din
gibi eski tip cemaatlerin yerini alan hayal edilmiş bir topluluk olarak ele
alan yazar, milliyetçiliğin, ilk kez Amerika'da ortaya çıktıktan
sonra, önce Avrupa'daki halk hareketleri, sonra emperyalist güçler ve nihayet
Üçüncü Dünya'nın anti-emperyalist mücadeleleri tarafından
kopyalanıp çoğaltılabilir bir model oluşturduğunu
savunuyor.
İnsanlığı ve coğrafyayı ulusal sınırlara
bölerek, herbiri kendinin "en eski ve en köklü olduğunu" iddia
eden ve sürekli "dış düşmanlara" karşı bir
"biz" kimliğiyle kendilerini meşrulaştıran
ulus-devletlerden kurtulmak mümkün mü? Anderson, ulus ve milliyetçilik
üzerine, resmi-tarihten gelen önyargılarımızı ve inançlarımızı
sarsacak ve yeniden düşünmemizi sağlayacak tezleriyle, ilgiyle
okunacak bir tarih sunuyor bize...
Hayali Cemaatler, ilk kez yayımlandığı 1983ten günümüze,
bütün dünyada olduğu gibi Türkiyede de sosyal bilimler
literatürünü derinden etkiledi, birçok çalışma alanına esin
kaynağı oldu ve açılım yarattı.