| Seçim
arenası ! |
||
|
|
||
von Priv.-Doz. Dr. Dr. Mag. Ümit Yazıcıoğlu |
||
|
07.05.2007, xelkedondurma.com |
||
Asker,
Türkiye'yi bütün dünyaya rezil edecek bir muhtıra verdi.
Hükümet, Genelkurmay'ın bir devlet kurumu olduğunu, hiçbir
askeri yetkilinin böyle bir açıklama yapmaya yetkili olmadığını
çok açık bir dille söyledi. Çankaya
sürecinin çok sancılı olacağını, darbe dahil büyük
olayların yaşanabileceğini ben bir yıldır söylüyordum.
Şimdi önemli bir sürecin içerisinden geçiyoruz. Süreç demokrasiyle aşılacaktır.
Dolayısıyla Türkiye'de 22 Temmuz 2007 için erken seçim kararı aldı. Bu
kararın alınmasının ardından partilerde seçim
hazırlıklarına başladılar.Değerli Fehmi Koru`nun da belirlediği gibi, AK Parti bu seçimlere, insanların tedirginliklerini giderecek muhtemel bir görüntüyle gidecek. Aday listelerinde demokrasi mesajı taşıyan isimlere yer verilecek. Dolayısıyla bu seçimlerde eğer varsa bazı sert unsurlar AK Parti kadrolarında daha az yer alacak. Daha dikkatli bir yönetim kadrosunu Meclis'e taşıma çabası gösterecek olan AK Parti'nin oy diye bir derdi yok ama 'yönetebilen bir hükümet' olma diye bir derdi var. Yönetebilir bir hükümet olmanın şartı, milletten oy almak değil sadece. |
||
|
Bence
birleşmeler siyasetin doğasından kaynaklanırsa başarılı
olur, siyaset mühendislerinin veya kurtlarının hesabıyla
gerçekleşirse toplum bunu reddeder. Siyasette gerçek ayarı
Ankara oyunları değil sandık yapacak. Buna nazaran sormak
gerekir, acaba seçime 78 gün kala ilan ettiğiniz partilerinizin
birleşmesi
bir hareket yaratabilir mi?
karikatür: Uske |
Yönetebilir
hükümet olmak için devletin diğer organlarıyla uyumlu çalışmak
ve o organların gerçekten yöneticisi olmak gerekiyor.
Baraj'
nikahı! Seçim
barajı milletvekili seçimlerinde, dünyada görülmeyen düzeyde
adaletsizlik yaratığı için, bazı partiler baraj nikahıyla
birleşmeye
karar verdiler.Seçimlerde
yüzde on barajına takılma endişesi yaşayan DYP ve
Anavatan, seçimlere |
|
|
Demokrat Parti çatısı altında girme kararı aldı. Dolayısıyla 12 Eylül 1980 askeri müdahalesiyle askıya alınan demokratik faaliyetlerin serbest bırakılmasından sonra kurulan ve seçime katılmasına izin verildiği için "12 Eylül Partileri" olarak tanımlanan üç partiden biri olan ANAP da, DYP ile birleşmesinin ardından tarihe karıştı.
Ayrıca
Baykal ve Sezer'in gece yarısı
buluşmasından ulusalcı solda bütünleşme umudu çıktı.
İlk aşamada DSP seçime CHP çatısında girecek, ikinci
aşamada ise birlik var. Bence
birleşmeler siyasetin doğasından
kaynaklanırsa başarılı olur, siyaset mühendislerinin
veya kurtlarının hesabıyla gerçekleşirse toplum bunu
reddeder. Siyasette gerçek ayarı Ankara oyunları değil
sandık yapacak. Buna nazaran sormak
gerekir, acaba seçime 78 gün kala ilan ettiğiniz partilerinizin
birleşmesi bir hareket
yaratabilir mi? Binaenaleyh,
eski
DP Genel Başkanı Aydın Menderes, bu birleşmenin
fiyaskoyla sonuçlanacağını
iddia ediyor. Menderese göre, "Bu birleşme değil
barajı aşma girişimidir. Ayrı ayrı barajın
altında kalacaklarına şimdi birbirlerine sarılarak düşecekler.
Kendilerine demek ki romantik bir son biçmişler. Birinin
milletvekili olma hırsı, diğerinin genel başkan kalma
hırsı vardır. Millete karşı suçlarını
örtmek için DP ismine sığınmışlardır . Köşk
seçimine katılmayan Ağar ile Mumcunun 'suçlarını örtmek
için DP ismine iltica ettiğini' savunan Menderes, bunların DP
ismine sığınma girişimleri başarılı
olamayacaktır" dedi. Menderesin
bu görüşün haklılık yanı çok var. Ayrıca
bu iki parti eskiden yolsuzluğa ve kötü yönetime o kadar
bulaşmamış olsaydı, bu birleşmenin bundan
takriben 12 yıl önce olumlu olarak gerçekleşmiş
olması gerekirdi. Fakat zamanında bunu başaramadılar.
Şimdiki tavırları ve birleşmenin zamanlaması ise
inandırıcı olmadığı gibi Menderesin eleştirilerine
haklılık katmaktadır. Sonuç
olarak tespitim Uzun
süredir konuşulan DYP-Anavatan
veya CHP-DSP birleşmesi
gerçekleşti. İttifak
yapan, ya da birleşen partiler seçimlerde belki tek başlarına
alabileceklerinden daha fazla oy alabilirler, ama bu durum onların
siyasi mazileri temiz olduğu sürece mümkündür.
Doğal
olarak
DYP
ve ANAPIN veya CHP ve
DSPnin nereden geldikleri belli. Ama bu partilerin
nereye gideceklerini millet secimde belirleyecektir. Galip
Demirel inde dediği gibi geçmişte bu tür birleşmelerin
fayda getirmediği görüldü. ANAP'a gönül bağlayanlar
Anavatan isminin ortadan kaldırılmasına pek iyi
bakmayacaklar. Halkımız
ise seçimde objektif olarak karar verecektir. Bütün bu süreç içerisinde
anayasada yerini ve ifadesini bulan herkes ve her kurum demokrasiyi
zedelememe konusunda aşırı itina içerisinde olmalıdır.
Hukuk ve yargı bağımsızlığı hepimizin
temelidir. Siyaset asla mahkemeye taşınmamalıydı, diye
ısrarla söylemiştim. Ve ısrarla tekrarlıyorum bugün
ortaya çıkan tablonun kimseyi memnun etmesi söz konusu değildir.
Erdoğan Hükümetinin Erken seçim ve cumhurbaşkanını halka seçtirme kararı demokrasi için atılmış ciddi bir adımdır. |
||