Barack Hüseyin Obama

17.05.2008, xelkedondurma.com

 

Demokrat Parti, Barack Obama ile Dünyaya Amerikan’nın hala insan, hak ve özgürlüklerinin koruyucusu ve kollayıcısı olduğunu gösterebilir

 

Tan Demir

 
 

Obama, devlete kendisini yeniden var etmesine, yenile- mesine, kendisini yeni savaşlara hazırlan- masına, yeni bir güç, sınıf, zümre, kesim katmasına olanak, zaman ve akıl sunuyor.

Barack Obama

 

Tarihsel olarak devleti, insanların özellikle de güvenlik ihtiyaçlarına verdikleri moda bir cevap olarak tanımlayabiliriz. Bunun da ötesinde devlet, aile, aşiret becerilerini aşan ilişkilerin düzenlenip,  bu önsel biçimin evrensel boyuta taşındığı ilk modern kurumdur. Kan bağının ilerisinde: düzenleyici, yönetici, birleştirici özellikleriyle devlet, aynı zamanda insanların birbirileriyle olan ilişkilerini ve gelecek beklentilerini de belirleyen ilk çağdaş kurumdur. Yine aynı şekilde devlet, Yöneten-Yönetilen ilişkisinin daha öncesinden hiç bir kurumun beceremediği ölçüde, Haklar ve Görevler  hukuku çerçevesinde aklileştiren ilk sosyal dayanışma kurumudur. Bu yapıcı özelliklerinin yanı sıra, devlet aynı zamanda ve daha çok da ezen, cezalandıran, kontrol eden güçtür. Neyin, nasıl ve niçin olduğunu belirleme gücüdür. 

 

Azınlık çıkarlarının normlaştırılmasıdır. Bu ve benzeri özelliklerinden dolayı Devlet`i yönetmek bu güne kadar Ezenlerin Ezilenler üzerindeki hakimiyetini koruması anlamı geliyordu. Ancak kimi gelişmeler, örneğin Lenin`in Sovyetler devrimi, Che`nin Küba deneyimi, Gandi`nin Hindistan evrimi, Nelson Mandela`nın Güney Afrika Cumhuriyeti Başbakanlığı, Evo Morales`in Bolivya’da hükümete gelişi, beni, Devlet kavramının acaba yeni bir tanıma mı ihtiyacı var, sorusuna götürüyor. Bu sorunun güncel nedeni, yetim, çocukluğunu Endonezya`da geçirmiş Kenya’nın Luo aşiretinden kara, yakışıklı bir delikanlının, Barack Obama, ABD`nin başına gelebileceği ihtimali.

Bu soruya cevap vermek için, önce Devlet`in ortaya çıkmasına öncüllük eden şartlara, sonra bu şartların günümüzdeki anlamı ve  son olarak ta, Barack Obama`nın neden ABD`nin Başkanı olacağını açıklamaya çalışacağım.

Savaş ve Devlet

Charles Tilly[1]  özellikle de Ulusal Devlet`in ortaya çıkışını ve onun ehlileşmesini savaş ve savaş ekonomisinin kendisini hayata dayatmasıyla açıklıyor. Bu sürecin ilk adımı, hali hazırdaki askeri gücü koruyarak sürdürebilmek ve başarılı savaşlar yürütmekte. Bu ise kurumlaşmayı, emir-komuta ilişkisinin merkezileşmesini, yönetici sınıfın askeri ve sivil güç şeklinde ikiye ayrışıp birbirileri üzerinde asgari bir kontrollünü ve çıkar paylaşımının adilleşmesini gerektirir. Bu süreci hem günümüzün Ulusal Kurtuluş mücadelesi veren örgütlerinde, hem de  emperyal savaşların önderi ülkelerin savaş sürdürme biçimlerinde gözlemlemek mümkün. İkinci basamak, halkın giderek savaş giderlerine karşı çıkışına yönetenlerin sadece baskıyla cevap vermenin sorunu çözmeye yetmeyeceğini görmeleri. Yönetenler, devam eden savaşlarını en iyi şekilde sürdürebilmek için, savaş için gerekli kaynakları kontrol eden halk katmanlarıyla pazarlığa oturdular. Bu ise halka yeni haklar tanımayı böylelikle de kimi halk kesimlerini devlete dahil etmeyi getirdi. Savaş esnasında, zorla elde edilen haklar, savaş sonrasında, özellikle de yenen toplumlarda, barış döneminde de geçerli hale geldiler.

Orta sınıfın ve kimi entelektüellerin devlet üzerindeki etkisini böyle açıklamak mümkün. Bu anlamıyla devlet, daha üst düzeyde insanların kendi kaderlerini tahin etmede aktif rol aldıkları modern bir yapı. Devlet çerçevesinde bir araya gelmede zorun yanı sıra, aidiyet, katılım da önemli bir rol oynuyor. Özetlersek, devlete geçiş,  köy, aşiret yaşamına yeten gündelik, keyfi kararların çoğalan, karmaşıklaşan nüfusun ihtiyaçlarına cevap vermediğine karar vermektir. Jean-Jacques Rousseau’nun deyimiyle, insanoğlu hayatta kalmak istediği için, göçebe, ve/veya köy yaşamını değiştirerek devleti kurdu. 

Amerika Birleşik Devletleri

Günümüzün en etkin devleti ve teknolojinin en ileri, bilimsel bilginin en çok üretildiği, Burjuva Demokrasisi’nin en iyi kalesi ABD’dir. Yaklaşık 300.000.000 vatandaşın 50 farklı eyalette, yani farklı hukuksal, sosyal, kültürel sistemin, yaşadığı koca bir devlet. Her Devlet gibi ABD’nin de halkın katılımına ve meşrulaştırılmasına ihtiyacı vardır. Devletler, kurumsal olarak insanlara sundukları Demokratik Haklar üzerinden, özgürlük, vatandaşlık ve refah gibi, veya meşrulukları aracılıklarıyla halkların, grupların, insanların desteğini alırlar. Devletlerin meşrulukları en genel anlamıyla evrensel hukukun kural ve kaideleri çerçevesinde yönetilmeleriyle ölçülür. Amerika Birleşik Devletleri, Burjuva Demokrasisi’nin en gelişmiş ülkelerinden sayılır. Bu sıralama iki nedenle açıklanır. Bir, Vatandaşlık, Politik ve Sosyal Haklarının ilk ve en geniş düzlemde ABD`de hayata geçirilmiş olması. İki, ABD’nin nispi seçim sistemi aracılığıyla kültürel ve sosyal farklıkları sisteme dahil etmesi. Belki de bu yüzden, milyonlarca insan ABD’de sürdürülen Demokrat Parti aday adaylarının seçim kampanyasını yakinen takip ediyor. Cumhuriyetçilerin adayı belli; John McCain. Demokratlarda Barack Obama ve Hillary Rodham Clinton hala yarış halindeler.

Barack Obama

Son olarak, 6 Mayıs 2008’de, North Carolina ve Indiana’da yapılan seçimlerde, Indiana’da Clinton % 51’lik oranla  seçimleri kazanmasına rağmen, asıl galip Barack Obama. Obama North Carolina`da oyların % 56’sını almıştı. Son seçimlerle beraber Obama 1836, Clinton ise 1681 delegeye sahip. Demokrat Partinin tüzüğüne göre 2025 delege mutlak çoğunluğu oluşturuyor.

Kim bu Barack Obama?

21 Nisan 2008 tarihli “Time” dergisine göre  Barack Obama`nın Annesi Stanley Ann Dunham 1942’de ABD’de dünyaya gelir. Liseye felsefeyle tanıştığı Washington`da gider. Pek kimsenin rağbet etmediği Rusça`yı öğrenmek için gittiği sınıfta, Hawaii üniversitesinde okumak üzere Afrika’dan kalkıp gelmiş ve gazetelerde de yazılarıyla kendisinden söz ettirmiş siyah adam Barack Obama ile tanışır.  1961’de henüz 18 yaşındayken Ann bu siyah adam, Obama, ile evlenir ve aynı yılın 4 Ağustos`unda Barak Hüseyin Obama dünyaya gelir .  Obama bu ikinci evliliğinden olan oğlu Hüseyin`i iki yaşına geldiğinde terk eder. Evlilik ise 1964’de sona erer. Ann Dunham 1967’de yeni eşi Lolo ile Endonezya`nın Jakarta kentine yakın elektrikle henüz tanışmamış bir köyüne taşınır. Obama burada Katolik kilise tarafından yönetilen bir okula gider. Köyün tek yabancı ve “zenci” çocuğu, Endonezya’nın bu ıssız köyünde beyaz, Amerikalı annesinden Dr. Martin Luther King`in  “bütün insanların renklerinden bağımsız eşit olduğu“ fikriyle büyüyor. Ann, oğlu Barack Hüseyin Obama`yı 1971`de 10 yaşına geldiğinde Anne ve Babasının yanına Hawaii yollar. Obama’nın annesi, üvey babası ve kardeşlerini terk edip dedesinin yanına gelişiyle tamamen başka bir yaşam biçimine ilk adımını atar: Dedesi onu elit aile çocuklarının gittiği bir okula yollar.  Ann ise bir yıl sonra kızıyla geri döner ve Hawaii’de Antropolojiyi bitirir. Ann, oğlundan bir yıl sonra, yani 1992`de  Doktora tezini bitirir ve 3 yıl sonra ise vefat eder.

Barack Obama, Kenya`nın Viktorya gölüne yakın fakir Alego köyünün Luo aşiretinden. Barack Obama`nın babası, yani Barack Hüseyin Obama’nın dedesi Hüseyin Onyango Obama köyün ileri gelenlerinden. Barack Obama keçi güder ve İngilizlerin kurduğu okulda birinci olur. Bir burs aracılığıyla önce Nairobi’de üniversiteye gider. Kenya’nın bağımsızlığından sonra da 1959’da Amerika’ya da gider. Üç yıl sonra yılın en iyi öğrencisi olarak ekonomiyi bitirir ve Harvard üniversitesinde doktoraya başlar. Barack Obama oğluna kendi ve babasının ismini verir ve ondan ayrılır. 1984 bir trafik kazasında vefat eder[2].

Barak Hüseyin Obama

Barak Hüseyin Obama 1983`de Siyaset Bilimini bitirir[3]. 1985’te Chicago’ya gider ve Sosyal Danışman olarak kiliseler için çalışır. 1991 Harvard üniversitesi Hukuk fakültesini bitirir. 1992`de Bill Clinton’ı desteklemekle aktif politikaya ilk adımını atar. 2004`da Illinois Senatörü olarak seçilir.  10 Şubat  2007’de Bill Clinton’ın eşi ve New York Senatörü Hillary Clinton karşı Demokrat Partinin Başkan adaylığını açıkladı[4]. Barack Obama’nın yıldızı 2004 yılında Demokrat Partinin Kongresinde yaptığı konuşmayla parlar. Konuşmasında kendi geçmişiyle Amerikan insanının rüyası arasındaki bağlantıyı kurarak, artık siyah, beyaz, latin, fakir, zengin Amerika değil de, Amerika Birleşik Devletleri’nin var olduğunu söyler[5]. Amerika’nın saldırgan, arogant politikasından vazgeçip, halkların eşitliği, uluslar arası hukukun üstünlüğünün tanındığı yeni bir cağa geçmesi gerektiğini yazan Obama, başkan olması halinde Amerika askerlerini Irak’tan çekeceği sözünü veriyor[6]. Obama gittiğe her yerde büyük bir coşkuyla karşılanıyor. Yüz binlerce insanın karşısında yaptığı ateşli konuşmalara, karşıtı Hillary Clinton tarafından “lafla iş olmaz” cevabı gelince, Obama lafla işin olduğunu gösterircesine ABD Anayasasından ve Martin Luther King`den pasajlarla halkın önüne çıktı[7]. Kampanyası milyonlarca insanın 25 dolardan başlayan bağışlarıyla yürütmesine rağmen, karşıtı Clinton`dan daha fazla para topladı. Obama`nın kilisesine gittiği ve kendisinden çok etkilendiği Papaz Jeremian Wright Amerika’nın Irak işgalini eleştiren ve “bundan böyle artık `tanrı Amerika’yı korusun değil de, tanrı Amerika’yı kahretsin” konuşması Youtube yayınlanınca[8], yine `lafla` Amerikaların karşısına çıktı ve karşıtlarına Amerika’daki ırkçılığın neden bir an önce yok edilmesi gerektiği anlattı[9].  Hillary Clinton`a karşı, Obama kendisini sürekli korumakla meşguldü. Demokrat Parti’nin önemli kişiliklerinden, John F. Kennedy’nin kardeşi Ted Kennedy, bir önceki Demokrat Parti Başkan adayı John Kerry ve bu dönemin Başkan aday adayları yani Obama’nın ilk dönemdeki karşıtlarından Bill Richardson gibi,  açıktan desteğine rağmen, Obama bir türlü Amerika’daki Latinlerin, beyaz isçilerin, kadınların desteğini alamadı[H1] [10]

Ve galip ABD

Sovyet Sosyalist Birliği’nin son lideri Gorbaçov her ABD Başkanı’nın bir savaşa ihtiyacı olduğunu söyler. Amerika acaba Bush tarafından değil de, Gorbaçov tarafından yönetilseydi, ABD yine Irak`a girer miydi, ABD yine Ortadoğu’yu savaş alanına çevirir miydi? Şu anda barış sloganları atan bu savaş karşıtı genç, akıllı, sempatik insan, Barack Obama, Bush`un yerine geçtiğinde ne kadar değişir? İnsanların dünyaya bakışlarını yaşadığı, kokladığı, soluduğu ilişkiler biçimi ve mekan belirler. Barack Obama da iktidara geldiğinde iktidardakiler gibi düşüneceği ve davranacağı kesin. Ancak bana, dünyanın süper gücü ABD’nın bu genç adam tarafından yönetilebilme ihtimali yine de heyecan veriyor[H2] . Belki de bir çok politikacının en çok yapmak istediğini Obama yaşamı, konuşmaları, tavırları ve vizyonuyla yaptığını düşünüyor: sınıfsız, milliyetsiz, özgür bir gelecek[H3] . “Yes, we can”. Ben, diyor Barack Obama, “umudun, geleceğin, yeniliğin adamıyım. Siz Demokratlar, eğer gerçekten Demokratsanız, gerçekten de siyahların, eşcinsellerin, kadınların, fakirlerin, azınlıkların hakları için mücadele edilmesi gerektiğini düşünüyorsanız, eğer siz gerçekten de, hukukun üstünlüğünü savunuyorsanız, paranın değil, yeteneklerin kurum liderlerini belirlemesini savunuyorsanız, eğer siz gerçekten de .... , o halde sizin beni seçmekten başka iyi bir alternatifiniz yok: annem  ve babam bana Barack, yani kutsanmış, adını verdiler. Çünkü onlar benim bu isimle zengin olmasam da iyi bir okula gidebileceğimi, toleranslı Amerikan halkının cömert olduğunu, bu yüzden benim de her Amerikalı gibi iyi bir kariyer edinebileceğimi biliyorlardı[11]. Demokrat Parti, Barack Obama ile Dünyaya Amerikan’nın hala insan, hak ve özgürlüklerinin koruyucusu ve kollayıcısı olduğunu gösterebilir[H4] .” Savaş yürüten her Devlet Savaş-Karşıtlığını ve savaş kayıpları arasındaki sosyal dayanışmayı savaşın bir kuralı olarak kavrar. Amerika Birleşik Devletleri, Barack Obama ile savaşda yetirdiği prestijini dünya devletleri nezdinde yeniden[H5]  kazanabilir. Barack Obama, devlete kendisini yeniden var etmesine, yenilemesine, kendisini yeni savaşlara hazırlanmasına, yeni bir güç, sınıf, zümre, kesim katmasına olanak, zaman ve akıl sunuyor. Bu işi Obama`dan daha iyi ne John McCain, ne de Hillary Clinton yapabilir. Bu yüzden, Obama geleceğin ABD Başkanı.

 

1] Charles, Tilly (1990): Coercion, Capital, and European States. AD 990-1990. Oxford: Basil Blackwel. S.206f.

[2] Welt Online: http://www.welt.de/kultur/article1542169/Sein_Vater_wurde_einst_als_Nigger_beschimpft.html

[3]Obama, Barack (2008):  Barack Obama: http://www.barackobama.com/splash/donate/donate.html

[4] Obama, Barack (2008): Youtube: Barack Obama presidential announcement highlight: http://de.youtube.com/watch?v=pckH-PHLccc

[5] Obama, Barack (2008): Youtube: Barack Obama 2004 Democratic National Convention Speech P1: http://de.youtube.com/watch?v=awQkJNVsgKM

[6] Obama, Barack (2008): Renewing American Leadership. Bakiniz, Foreign Affairs: http://www.foreignaffairs.org/20070701faessay86401-p10/barack-obama/renewing-american-leadership.html

[7] Obama, Barack (2008): Obama inspiring response to 'Just Words' Clinton critique: http://de.youtube.com/watch?v=7ffwY74XbS4

[8] Obama, Barack (2008): BARACK OBAMA Pastor ANTI-AMERICAN Rev Jeremiah Wright Racism: http://de.youtube.com/watch?v=hwQWuQVE6sw

[9] Obama, Barack (2008): Barack Obama Speech on Race - Part 1 of 4: http://de.youtube.com/watch?v=o1uJztFbOk8

[10] Obama, Barack (2008): 1): Ted Kennedy Endorses Barack Obama:  http://de.youtube.com/watch?v=0Eawu8pQxRI
2): Senator John Kerry endorses Barack Obamahttp: //de.youtube.com/watch?v=WVLQ6K56Dk8
1).Bill Richardson Endorses Barack Obama: http://de.youtube.com/watch?v=y62jhStuawA

[11] Bkn: John Gerring ve Joshua Yesnowitz (2008): Was kann Obama? Le Monde diplomatique. Mai 2008 05/14.Jahrgang: S.17.