Şiddet

 

Keko Baran

alibaran@ikurd.com

27.10.2005

Malatya’daki çocuklara uygulanan ‘şiddet’ olayı, birkaç gündür AB’yi ve rektörlerin ‘onurlu!’ savaşını solladı ve gündemin başına oturmuş görünüyor.

Malatya’daki dram, Türkiye’nin ‘vicdanı’nı sızlatıyor, günlerdir insanlar, ‘kırılsın eller’ sloganıyla sokaklara dökülmüş. Solcusu, sağcısı, işçisi, aydını yolarda, bu drama şaşırmışlar.

Şiddetin çeşitlerine girmeyeceğim. Dar anlamdaki şiddetin Türkiye’deki karşılını görüyorsunuz. Bir toplum, her alanda darlık yaşıyorsa, kavramları da ‘dar’ kavrar.
Malatya’da gördüklerimiz, darlığın alametlerine bir örnektir sadece.

Çocuklara şiddet uygulanmaz. Doğru. Şiddet, çocuğun kişiliğinde bir zedelenmeye yol açar, doğru mu? Doğru. O halde şiddeti kınıyoruz. Bu da doğru bir tavır.

Kürt çocuklarına, her sabahın köründe, okul bahçelerinde, ‘Türküm, doğruyum, çalışkanım, ...’ andını söylettirmek bir ŞİDDET değil mi?
Bu andı her sabah, yıllardır okuyan Kürt çocuklarının kişiliğinde bir zedelenme olmaz mı?

Türk andıyla büyüyen bir Kürdün halini varın siz düşünün.

T.C’nin eğitim sistemi, şiddete dayalı bir eğitim sistemidir. Tek yönlü ve taraflıdır.

Anadolu Rock´un önde gelen isimlerinden Erkin Koray’ı severim. Kendisi Türk. Yıllar önce, bir tv’de kendisiyle yapılan bir sohbete tanık oldum. Sohbetin konusu Türkiye’de eğitim. Erkin Koray, sohbetin bir yerinde şöyle diyor, Kızım 13 yaşında, okula göndermiyorum, diyor. Sunucu soruyor ‘niye’, Erkin Koray cevap veriyor, Türkiye’deki eğitim sistemi resmi ideolojinin bir parçası. Çocuklar tek tip yetiştiriliyor, diye cevabını veriyor.

Erkin Koray, kızını yıllardır kendi eğitim sistemiyle okutuyor. Çocuk, normal okullarda okuyan yaşıtlarına ‘on’ çekiyor.

Bize yansıtılan problemlerle oyalanmayalım.
Asıl şiddeti uygulayan Devlettir.
Asıl şiddeti uygulayan, kendi yoldaşlarını, sırf ‘bizden değildir’ deyüp katledenlerdir.

 

Bigire - Kapat