Aptallaşıyoruz
Tv hayatımızın bir parçası ve tvde çıkanlar ise ailemizin birer ferdi.
Tvde çıkanların hayatı bizim için önemli; onların tecavüzleri,
boşanmaları ya da birinin dişinin ağrıması bizi birinci dereceden ilgilendirir ve üzer
Keko Baran
08.11.2005
Bizi, saçma sapan diziler aptallaştırıyor. Toplum, bir bütün olarak aptallaştırılıyor. Aptallaştırılan toplum, uyuşturulmuştur ve sömürülmesi daha kolaydır. Çünkü o artık bir koyundur; sütünü al, yününü al, sonra kes, at bir köşeye.
Düşünemez olduk, olay ve olguları arasındaki bağlantıları bulamaz olduk, beyin durdu. Bizim yerimize başkaları düşünüyor ve karar veriyor. Bize düşen sadece, bize verilen ödevleri harfi harfine yerine getirmek oldu.
Tvler evimizin bir bireyi, baş köşede oturur, misafir olmaktan çıktı, ailemizin bir ferdi oldu artık. Ailemizin en büyük kötü bireyi, o ne derse o olur. Sabahtan akşama kadar saçma sapan dizileri, ipe sapa gelmeyen programları bize seyrettirir.
Tvden
sadece çocuklar değil, hepimiz etkileniyoruz. Evin içinde artık konuşamaz
olduk, dertlerimizi artık paylaşamaz olduk. Ulusal sorunla, magazin dünyasını
karıştırır olduk, ne olacak bu memleketin hali
sorusunu birbirimize soramaz olduk.
Aşkın tarifini o yapar, çocuk terbiyesini o verir, öbür dünyada nasıl cezalandırmamız gerektiğine o karar verir, kimin terörist olup olmadığını o söyler, seksüel hayatımızı o düzenler, neyi-nasıl-ne kadar yiyip içmeyeceğimizi, ne kadar sıçacağımızı o söyler....
Ben kimim? Sorusunun cevabı; Ben bir televizyonum.
Avrupalıların çoğunun evinde tv yok, tv aracını tehlikeli buluyor. Her Avrupalının evinde tv yerine köpek yada kedi vardır. Onların köpekleri, kedileri var, bizim de tvmiz var.
Eskiden Gölyazıda (1970-75ler dönemi) tvlerde, hızlı devrimcilik dönemlerimizde, Türk sineması başladığında, elektrik trafosunun kolunu çekerdik. Millet karanlıkta sohbet ederdi, elektrik gelinceye kadar, masallar anlatılırdı, aşklar anlatılırdı. Trafonun kolunu çektiğimiz bir dönemde, nişanlısının evinde buluşan utangaç bir genç, karanlıkta nişanlısına göz kırpmış. Bir müddet sonra elektrik gelince genç sormuş, ben sana göz kırptım, gördün mü?
Tv hayatımızın bir parçası ve tvde çıkanlar ise ailemizin birer ferdi. Tvde çıkanların hayatı bizim için önemli; onların tecavüzleri, boşanmaları ya da birinin dişinin ağrıması bizi birinci dereceden ilgilendirir ve üzer. Mesela nenemin ölümü ile Atanın ölümü arasında fark vardır.
Tvler ilk Gölyazıya geldiğinde (1970lerin başı) 65 yaşındaki anam ilk defa tvnin karşısına geçti. Tvyi bir müddet seyrettikten sonra, nan û av pê van nake, emê van çing têr bikin? yerum? demişti. (ekmek, su bunlara yetmez, bunları nasıl doyuracağız, yavrum)
Tv babaları doymadı, onları doyurmak için daha çok tvnin karşısına geçmeliyiz, daha çok aptallaşmalıyız.