KURT SANAT VE MIMARISI
İngilizceden Çeviren; Xezal
19.12.2004
Mehrdad
R. Izady
Mehrdad
R. Izady Harvard Üniversitesinde Yakın Doğu Dilleri ve
Uygarlıkları Fakültesinde Öğretim görevlisidir.
Tarih, Siyasal Bilimler ve Coğrafya alanlarında lisans yapan Izady,
Uluslararası Olaylar, Coğrafya ve
Ortadoğu Çalışmaları alanlarında mastır yapmıştır.
Doktorasını Colombia Üniversitesinde,
Ortadoğu Çalışmaları üzerine vermiştir. Bugüne kadar sayısız konferanslar veren Izady,
ABD Kongresi'nin Kürtlerle ilgili alt komitelerinde iki kez bilirkişi olarak dinlenmiştir.
Kurdish Times ile The Middle East Journal'da pek çok makalesi çıkmıştır.
Ayrıca Encyclopedia of Asian History 'ye de katkıda bulunmuş,
Kürtlerin dağılımını gösteren haritalar yayımlamıştır.
Bu yazı, Prof.Dr.Izadynin önemli çalışmalarından olan Kürtler: Bir el Kitabı adlı kitabından alınmıştır.
Şehircilik
ve yerleşim ,ziraatın ve hayvancılığın keşfine
ve gelişmesine kadar bekledi. Ziraatın bulunması ve hayvanların
evcilleştirilmesiyle zorunlu olarak kalıcı yerleşim mekanları
ve evler, ekili arazilerin olduğu verimli topraklarda inşa edildi.
Bilinen en erken döneme ait ipuçları,
insanların el yapımı inşa ettikleri mekanlar, ziraatın
bulunmasıyla yerleşilmiş olan alanlardır. Alınan en
eski mimari bilgiler PROTO-NEOLITIC (I.O 9300-8500) dönemine ait QERMEZ DERA ve
KARIM SHAR merkez Kürdistanda ve eski Kürt şehri olan JERICO da
bulunuyor. Bu binalar, yarısı yere gömülü olan ve yuvarlanmış
çamurdan yapılan kulübeler şeklinde inşa edilmiştir. Kalıplar
içerisinde çamurdan yapılan tuğlalar Kurdistanda bulunuyordu
ancak Jericoda keşfedilmemişti.
HALAF
Döneminde (I.O 6000-5400) ev inşaatları, bir kere daha eskiye dönük
THOLOI denilen daire şeklindeki planlardı. Çok odalı ev planı
olan 2000 yıl önceki dikdörtgen planlar kullanılmamıştı.
Bu evler daha küçük, 4,5 m 7,5 m çapında daire, küçük tek aileye
hizmet veren evlerdi. Yanlarına ilave olarak
evcil hayvanlar için dikdörtgen planlı inşa edilmiş
mekanlar vardı. Evlerin yapı malzemeleri birbirinden farklıydı,
yağışlar, iklim, toprağın yapısı yani zemine
göre malzemeler farklılık gösteriyordu.. Çamur tuğla yontulmuş
taş ve kereste çeşitli şekillerde kullanılmıştı.
Çamur evler kubbe şeklinde, tavan, çamur ile inşa edilirken, diğer
değişik tarzda tavanlarında yapıldığına dair
izlere rastlamakta mümkün olmuştur.Yarım Tepesinde olduğu gibi,
düz tavanlar için ahşap kiriş ve mertekler kullanılmıştır.
Modern Kürt köy mimarisinde çamur tuğla ve kubbe tavanlar kurak bölgelerde
inşa edilirken, moloz taştan yapılmış duvarlı ve
ahşap kirişli çatılı evler, nemli ve deniz seviyesinden yüksek
olan bölgelerde daha çok tercih edilmiştir. Bu iki metodun karışımları
günümüze kadar gelmiş ve HALAF döneminde de çok görülmüştür.
Dışardan
gelen MEDES ve Hint-Avrupa dillerini konuşan insanlar Kürtlerin tarihini,
atalarını, sanat ve kültürünü anlamakta zorlanmadılar. Şehircilik
elementleri ve mimarisinin tanımlanması için belgeler kolaylıkla
elde edilebilmişti. Asur-Assyrian kuvvetleri
tarafından kuşatılan Kürt Şehirleri sadelikten çıkarak,
tepeler üzerinde genellikle yedi karışık dizayn edilmiş
duvarlarla bölgelere ayrılan şehirler olarak değişmiştir.
Sarayların ve tapınakların olduğu bölgelere inşa
edilmiştir. Benzer şehircilik anlayışı,
Heredod-Heredotustan alınan bilgilere göre meşhur bahçe saraylarının
(MEDES OF HAMADA) etrafında görülen zengin renk armonisiyle baştan
başa boyanmış duvarlarla (altın, gümüş, mavi, beyaz,
mor, kırmızı ve siyah) geliştirilmiştir. Duvarların
aralarına halk evleri, bahçeler, çiçeklikler ve tahminlere göre çiftlik
hayvanları için barınaklar inşa edilmiştir. Bu dizaynlar
eski İranlılardan en çok ta ortada olan anlamında
duvarlarla çevrili alanlar, modern anlamda cennettum, Avrupa
dillerinde, firdevs (cennet) olarak da Kuran da geçiyor. Modern Farslılarda
Jaliz sebze bahçesi, Kürtçede parez yine sebze bahçesi
anlamında ve Goran-i Kürtlerde de pardez çiçek bahçeleri
anlamını almıştır. Orta başkentin kalıntıları,
dış duvarları daha çok kırmızı ve siyah
gibi renklerden oluşmuş ve 1967ye kadar orijinal paradise
cennet anlamıyla ayakta kalabilmiştir.
Renk
kültürü, Kürt sanatında çokça kullanılırken, değişik
dönemlerde ve şehircilikte her zaman harika bir zenginlik göstermiştir.
Uzun yıllar sonra Mezopotamyalılar özellikle de Elamlar-Elamite,
Asurlar-Assyrian ve Yeni Babiller-Neo Babylonian- minyatür dizaynla tüm Kürt
kentlerini ve dağlarını süslemişler. Bunlar daha çok suni
minyatür dağlar üzerine, karışık dizayn edilmiş,
yerleşim yerlerinin en tepesindeki tapınaklarla kendisini göstermiştir.
Modern Kürt köylerinden Xorsabad-Khorsabad,
Kuzey Mısırda duvarlar çok çeşitli renklerde boyalı
ve Asur figür ve motifleriyle özellikle Dur Şurk-Dur Shurkun figürleriyle
süslenmiş Kürt renklerinin en iyi ve zengin uyumuydu.
Kürdistan
Nemrut
Dağı (Kuzey Adıyaman) Kürt krallığının en önemli
merkezi, başkenti, idi. Kürtlüğün tüm kriterlerini üzerinde taşıyan
yuvarlak tepe, örnek inşa planları ve karmaşık renkli
duvarlarıyla dizayn edilmişti.
Kuzey
Kurdistanda, Ortaçağ şehirlerinden Doğubeyazıt, Melek hükümdar-Lord
of Angel- anlamında modern
şehir, kayalık Ağrı Dağının karşısında,
çok büyük, gösterişli Saray Kompleksi, küçük özel camisiyle
Kürt
Prens Ishak Paşanın 1784 de inşa ettiği şehir, günümüze
kadar ayakta kalmıştır. Kompleks çok katlı, sağlam
duvarcılık örneği kubbeler, minareler, birçok anıtsal kapı,
değişik seviyede iç bahçeler(avlular) ve ahırlardan oluşuyordu.
Sarayın artistik stili, Kafkaslardan, Farslılardan, Suriyelilerden ve
Anadolu Mimarisinden oluşan elementlerle engin bir armoni oluşturuyordu.
Ön Ariler-Pre Arian- Kürt yöneticilerinin sarayları yada Orta Asyalıların
sarayları gibi yüksek ,kayalıklı tepeler üzerine kurulmuştu.
Dış dekorlarda yabancıların etkisi altında kalınmış
olsa da Kompleksin planları ve genel dizaynları klasik Güney Kürdistandaki
tepe üstü saray komplekslerine uygun görünüyordu. Doğu Beyazıtta
üstyapı kalıntıları
pek kalmamış ancak zemin planı, duvarlar ve sözde Sasani yapısı
olan bu kalıntılar Ishak Paşanın Osmanlı
kompleksleriyle Kuzey Kürdistanda 2000 yıl sonra hala ayakta kalmayı
başarmıştır.
Ishak
Paşanın bu kompleksleri, içinde bulunduğu yüzyılın
ilk on yılına kadar korunmuş ancak Xoybun-Khoyboun ayaklanması
sırasında, saray yağmalanmış ve bir kısmı Türkiye
Cumhuriyeti güçler tarafından kuşatılmıştır. Her
şeye rağmen bazı kalıntılar günümüze kadar ayakta
kalmıştır.
Süleymaniyenin
yıkımından sonra Hamid Beyin tüm önemli sarayları son
prens olan BABANın Irak devrimi döneminde 1958de Leydi Lilanin
Halepçedeki sarayını elde etmesiyle en son geleneksel zengin
Merkezi Kürt Mimarlığının son kalıntıları da harap olmuştur. Ayrıca
1988 deki savaşlarla tarihi Halepçe şehrinde birçok eser yok edildi.
Gösterişli malikanelerden olan ARDALANS ve SANANDAJ saraylarının
görüntüleri değişmesine rağmen bazı kalıntılar
günümüze kadar ayakta kalmıştır. Bu binalar 1867 de
ARDALANSın ortadan kaldırılmasıyla hükümet binaları
olarak kullanılmıştır. İç dizaynları bürokratik
fonksiyonlar için yeniden düzenlenmiş ve onarılmıştır.
Bu büyük malikanelerden bir tanesi de özenle inceden inceye restore (onarım)
edilmiş ve su an SANANDAJ Müzesi olarak hizmet vermektedir.
Bütünüyle
bu prenslerin zengin dönemlerinden kalan kalıntıların ana inşaat
malzemesi taştı. Güney ve Doğu Kürdistanda Farslıların
etkisindeyken tuğlalar çok kullanılmış, taşlar
genellikle tuğla şeklinde kesilmiş ve sabitleştirmede kullanılmıştır.
Kuzey ve Bati Kürdistanda, büyük yapılarda daha çok taş duvar
blokları kullanılmış, aralarına herhangi bir aplikasyon
uygulanmamıştır. Moloz taşlar özel (şahsa ait) küçük
evlerde ve köy kulübelerinde kullanılmıştır. Görkemli,
siyah büyük bazalt taşların Diyarbakır şehrinin duvarlarını
süslediğini Yunan-Romalı yazarlar dile getirmişlerdir. Kürt
Mimarisin ve şehir planlaması çalışmaları için ayakta
duran ip uçları araştırmalar için hala büyük mesafelerin
katedilebileceğine işaret ediyor.
Kaynak
Prof.
M.R. Izady, The
Kurds:A Concise Handbook, 1992
Yararlanılan
makale ve bibliyografiler:
-E.J.
Keall, Qaleh-i Yazdigird.A Sasanian Palace Stronghold in Persian
Kurdistan,
Iran
V (1967);
-E.J.
Keall, Qaleh-i Yazdigird : The Question of its Date,Iran XV (1977);
R.H.
Dyson, Architecture of the Iron I Period at Hasanlu in Western Iran and its
Implications for theories of Migration on the Iranian Plateau, in Le plateau
iranien et iasi centrale des origines a la conquete islamique (Paris
Colloques intermationaux du centre national de la recherche
scientifique,No.567,1976);
-T.
Cuyler Young, Thoughts on the Architecture of Hasanlu IV,Iranica
AntiquaVI(1966); C.L. Goff,Excavations at Baba Jan, the Architecture of the
East Mound Iran XV(1977); Glenn M.Fleming,The Ecology and Economy of
Kurdish Villages,Kurdish Times N1-2 (1991)