GÖLYAZI KASABASINI TANIYALIM

 

Mulla ŞİMŞEK

 

                                                                       

COĞRAFİ DURUMUVE İDARİ STATÜSÜ

Kasabamız Cihanbeyli ilçe merkezine 43 km. Konya il merkezine 147 km mesafede bulunmaktadır. Konya ilimizin kuzey-doğusunda, Cihanbeyli ilçemizin güneydoğusunda, Tuz Gölünün güneyinde bulunan 1967 yılından beri Belediye statüsünde olan bir yerleşim merkezidir.

 

SOSYAL DURUMU

Bölgemizde ilk medresenin  Gölyazı’da yapıldığı ve çevre köylerdeki çocukların da bu medresede eğitim gördüğü bilinen tarihi bir gerçekliktir. Kasabamızda 2 ilköğretim okulunda 25  öğretmen görev yapmakta, 900 öğrenci eğitim görmektedir. Çok programlı lise mevcut olup 8 öğretmen görev yapmakta, 181 öğrenci eğitim görmektedir.

 

Lisemizde mezun olan çocuklarımızın üniversiteyi kazanma oranı çok düşüktür. Bir eğitimci olarak bu durum beni çok üzmektedir. Teveccühünüzle göreve geldiğimde ilk icraatım, Gölyazı’da eğitim kalitesini yükseltmek olacaktır. Bunun yolu ise il milli eğitim/ilçe milli eğitim camiasıyla birlikte   yeterli sayıda öğretmenin görev yapmasını sağlamak olacaktır. İlköğretim okullarımızın idarecileriyle birlikte; Fen ve Anadolu liselerine yönelik. Lise sonda okuyan öğrencilerle ilgili olarak, okul idarecileriyle birlikte hafta sonlarında kurs düzenlemek olacaktır. Eğitim, bir belediyecilik hizmeti olmamasına karşın, bizler belediye olarak eğitim sorunlarını çözmek için üzerimize düşeni yapmayı taahhüt ediyoruz.

 

İKLİM

Kasabamız iç Anadolu bölgesinde yer alan karasal iklim özelliklerini taşır. Yazaları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlıdır. Ayrıca Türkiye’nin en az yağış alan Tuz Gölü Havzası’nda bulunmaktadır. Bu nedenlere bağlı olarak toprak yüzeyinde kireç birikmesi oluşmakta, bu nedenle ekilebilir arazilerde hızlı bir çoraklaşama  baş göstermektedir.

 

TAPU KADASTRO DURUMU

Kasabamız 3402 sayılı kadastro kanununa göre mahalle bazında kadastrosu yapılmıştır. Demir Mahallesi 1995, Kürşat Mahallesi 1996, Üçler Mahallesi 1997, Erenler Mahallesi 1998, Yeni Mahalle 1999 ve Maşat Mahallesi 2000 yılında tamamlanmıştır.

Kasabamız yüz ölçüm olarak ilimizin en geniş beldesidir. 114 adet 1/5000 standart tomografik  kadastroal haritayı kapsamaktadır.

Şahıs Arazisi :   Kasabamızda şahıslara ait 1355 adet kayıtlı tapu bulunmaktadır. Bu parsellerin alanı ise 91.217 dekardır.

 

Hazine Arazisi : 476 adet parselde 19.046 dekar vasıflı hazine arazisi tarla bulunmaktadır. 60 adet parselde 2.2296 dekar  arazi  tuzluluk ve alkalikten dolayı tarıma uygun olmadığı, tarım kuruluşlarının kasabamızda yaptığı etütlerde belirlenmiştir. Bu hazine arazileri 1976 bu yana Toprak İskan Genel Müdürlüğü tarafında şahıslara kiralanmış, sağiller her sene kira bedellerini Cihanbeyli Mal Müdürlüğü’ne ecr-i misil olarak yatırmaktaydı.

 

Şahıslar tapularını almadıkları için , Tarım Bakanlığı tarafında her sene verilen Doğrudan Gelir Desteği’nden yararlanamamaktadırlar. Belediye Başkanlığını kazandığımda ilk icraatım 4070 sayılı yasaya göre  Cihanbeyli Mal Müdürlüğü ile yazışmalara başlayıp şahıslar adına satışın yapılması ve tapuların verilmesi sağlamak olacaktır.

 

MERA ARAZİLERİ

Kasabamızda 326 adet parselde 296.507 dekar mera vasıflı arazi bulunmaktadır. Mera arazilerimizin çoğunun tuzlu, alkali ve çorak olduğu bilinen bir gerçektir. Meralarımızın acilen imar-ihya ve ıslaha ihtiyacı vardır. Hukuk mevzuatımızda meraların yönetimi 4342 sayılı Mera Kanunu gereği Tarım Bakanlığı’na ve ilgili bakanlığın taşra teşkilatı olan Tarım İl Müdürlükleri-İlçe Tarım Müdürlükleri’ne yetki vermiş, ayrıca meraların korunması hususunda  Mera Kanununda Belediyelere ve Köy Muhtarlıklarına da yetki verilmiştir.

 

Yönetime geldiğimizde meralar konusunda ilgili kuruluşlarla diyaloga geçip, MERA  ISLAH  PROJELERİ’nin hazırlanması ve uygulanması için gereken yapılacaktır. Meralarımız, Tuz Gölü çevresinde bulunması  nedeniyle çoraklaşmayla yüz yüze bulunmaktadır. Ayrıca erozyon tehlikesiyle de karşı karşıyadır. Gerek tuzluluğa dayanıklı  ağaç türlerinin temini, gerekse de ağaçlandırma çalışmalarının hızlandırılması için, ilgili kurum ve kuruluşlarla iş ve güç birliği içinde bulunulacaktır. Dolayısıyla Tuz Gölü çevresinde bir yeşil kuşak oluşturmak görevlerimiz arasında olacaktır.

 

SULU VE KURU ARAZİ MİKTARI

Gölyazı’da bulunan arazilerinin tamamına yakınında kuru tarım yapılmaktadır. Kasabamızın güneyinde bulunan toprak mülkiyetin Maliye Hazinesi’ne ait olduğu  bölgede şahısların kendi olanaklarıyla açtığı kuyularda  sulu tarım yapılmaktadır. Kasabamızın tarım topraklarının, gün geçtikçe çoraklaştığı bilinen bir gerçekliktir. Bu durum kasabımızın en önemli sorunlarından birini teşkil etmektedir. Tuz Gölü’nün son dönemlerde çevreye verdiği kirlilikten en çok kasabamız  toprakları etkilenmektedir. Çoraklaşmanın temelinde Tuz Gölü’nün, Beyşehir Gölü’nden gelen  drenaj kanalında Konya Büyük Şehir Belediyesi, çevre ilçe ve beldelerin kanalizasyon atıkları ile  sanayi atık maddeleri oluşmaktadır. Ayrıca 1967 yılında işletmeye açılan ve Tersekan Gölü’nün kenarında bulunan ALKİM Fabrikası’nın çevreye verdiği zarar herkes tarafından bilinmektedir. Alkim konusunda, Gölyazı Belediyesi öncelikle bu tesisin Hukuki durumunu ve ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) raporunun olup olamadığı araştırılacaktır. Gerektiğinde Selçuk Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nde, Çevre Orman İl Müdürlüğü’nden ve çevre kuruluşlarından yardım istenilecektir. Bu kurumlar tarafından hazırlanacak etüd raporlarına göre gerekirse işletmenin durdurulması veya modernize edilmesi hususunda yargıya gidilecektir. Yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda Tuz Gölü’nün, bu şekliyle kirlenmeye devam etmesi halinde 10 yıl sonra maya tutmayacağı ortaya çıkmıştır. Şu  da bilinmelidir ki Tuz Gölü  dünyanın en büyük ikinci tuz gölüdür. Birincisi Ekvatorda bulunmaktadır. Ülkemizin tuz ihtiyacının %60’ı Tuz Gölü’nden  karşılanmaktadır. Ayrıca dünyanın en büyük doğa harikalarından bir tanesidir.

Merkezi yönetim tarafından Tuz Gölü’nün ıslahına yönelik arıtma tesislerinin kurulması hususunda projelerinin mevcut olduğu, hatta projelerinin finansmanı konusunda İSPANYA DEVLETİ ile antlaşmaların yapıldığı bilinmektedir. Ancak pratiğe geçmiş bir çalışmanın olmadığı bilinmektedir. Belediye olarak bu projelerin takipçisi olacağız. Acilen faaliyete geçip üzerimize düşeni yapacağız.

 

TOPRAK VE SU KAYNAKLARI

Kasabamızda şu anda genel arazi durumu aşağıdaki gibidir:

Gölyazı’nın toplan alanı     :   411.083 dekardır.

Şahıs Arazisi                       :   91.217 dekar

Maliye Hazinesi                  : 19.046 dekar

Mera                                    : 296.507 dekar dır.

 

Kasabamız Tuz Gölü Havzası’nda bulunması itibariyle yer altı ve yer üstü su kaynakları açısından zengin olmadığı bilinmektedir. Son yıllarda Tuz Gölü’nde oluşan fazla suların yaptığı şişme ve taban suyunun yükselmesi, çoraklaşmayı hızlandırmıştır. D.S.İ Konya Bölge Müdürlüğü tarafında kasabamızın beş değişik bölgesinde toplam 18.575 m drenaj kanalı açmış, bu kanalların temizliği yine ilgili kuruluş tarafından belli periyotlarla yapılmaktadır. Mevcut kanallar çoraklaşmayı önlememiş, ancak geçici bir önlem olarak rol oynamıştır.

 

HAYVANCILIK

Cihanbeyli İlçe Tarım Müdürlüğü’nün kasabamızda yaptığı araştırmalarda 10 000 adet küçükbaş, 1500 adet büyükbaş yerli, 500 adet kültür melezi olmak üzere 2000 adet büyükbaş hayvan vardır. Kasaba halkımızın son yıllara kadar en büyük geçim kaynağı hayvancılıktı. Ancak meraların çoraklaşması, yem bitkilerinin ekilmeyişi, yem fiyatlarının artması, yurt dışına ve kentlere göçlerin artması, hayvancılık sektörünü Gölyazı’da bitirmiştir. Gölyaz’da Tarım Bakanlığı’nın taşra birimleri tarafından projelendirilmiş bir besicilik tesisi ne acıdır ki bulunmamaktadır.

 

Yönetime geldiğimizde ilk icraatlarımızdan biri Maşat Mahallesi sınırları içinde bulunan, mülkiyeti Maliye Hazinesi’ne ait olan parsellerde belediye öncülüğünde organize besi tesislerin kurulması için, Mevzi İmar Planı yapılacak, Tarım Bakanlığı’nda onaylı Tek Tip  Proje göre  parseller üretilecek ve halkımızın hizmetine sunulacaktır.

 

İMAR VE BAYINDIRLIK

Gölyazı Kasabası son bir iki yıla kadar sürekli dışarıya göç veren bir belde olmuştur. Bu göç 1960 tan bu yana Türkiye’de devam eden kırdan kente göçün bir sonucudur. İkinci neden ise Gölyazı özelinde Avrupa’da  işçi ailelerin olması ve yakınlarını kendi yanlarına götürmeleri, yerleşik nüfusu sürekli azaltmıştır. Dışarıya göç veren bir yerleşim biriminde imar olayı ve  yapılaşmanın canlı olması beklenemez. Ancak Avrupa ülkelerinde işsizlik oranın artması ve kentlerde göç eden insanların beklentilerinin karşılanmaması son dönemlerde dışarıya göçü azaltmıştır. Bundan sonra yapılacak imar planlarında öncelikle zemin etüdü yapılacak; yapılaşma zemini sağlam olan bölgelere kaydırılacaktır. İmar planlarında kamusal alanlara (yeşil alan, park, yol v.s) geniş yerler tahsis edilecektir. Gölyazı’nın bir yeşil kuşak olması her Gölyazılının rüyasıdır. Bu proje için tüm kamu kurumlarının desteği alınacaktır. İlkbahar mevsiminde, uygun bir hafta Gölyazı’yı Ağaçlandırma Haftası ilan edilecektir. Periyodik olarak bu çalışma her yıl devam edecektir.

 

 

 

 

Bigire -  Kapat