Xelikanlıların Tarihi
Sevgili Okuyucular, xelkedondurma sitesi için bundan bir süre önce
kaleme aldığım Xelikanlıların Tarihi-Çiyaye
Sıpane adlı yazıya ek olacak bazı kaynaklardan elde
ettiğim yeni bilgilerle geniş bir özetini sunuyorum.
Xelikan
Bir çok aşiret gibi Xelikanlıların Kürdistan ve Orta Anadolu bölgelerinde dağınık bulunmalarının sebebi egemen güçlerin Kürtlere karşı kullandıkları en etkili silah olan "Böl, parçala, yönet" politikası olmuştur. Hiç bir aşiret ya da aile doğup büyüdüğü toprakları bırakıp başka bölgelerde yaşamak istemez.
Bugüne kadar yapılan araştırmalarda,
Xelikan Aşireti'ni Horasandan Revanduza, Eriwandan Adıyamana
bağlayan görüşler çoğunlukta. Bir çok
araştırmacının katıldığı görüş;
Xelikan Aşireti, Rişwan (Reşiyan) Aşiretinin bir kolu
olduğunda hemfikirler.
Bugün
Süphan Dağı çevresi; Patnos, Erciş, Malazgirt, Van, Ahlat, Kars,
Muş, Ardahan, Çıldır, Iğdır ve Hoşap ve Güney
Kürdistanın Zaxo beldesinde hala Xelikan, Xalikan, Xelki, Xelke ve
Reşi adıyla bilinen konar-göçer aşiretler
yaşamaktadır.
Reşiyan adı birçok yerde, Reşwan,
Rışvan, Reşi, Reşiyan olarak geçer.
Bu bilgilerden yola çıkarsak:
Bugüne kadar Kürdistanın çeşitli
bölgelerinde adı geçen Xelikanlılar ve bağlı oldukları
Reşiyan Aşiretinin yaşadıkları bölgeler
şunlardır;
Azerbeycanda: Reşvendlar, Loristanda: Reşvend, Dersim
Çemişgezekte: Raşikan, Muş-Malazgirtte: Xelikan, Vanda;
Mam Reşan, Reşi, Xalikani, Haso Xalikan,
Patnosda: Xelki, Iğdırda:Xelkan, Antepte: Rışvanlar,
Hasankeyfte: Reşiler, Adıyamanda: Reşi ve Xelkan,
Malatyada; Xelikan, Yozgatda; Rişvan, Xalekanlı,
Sivasda: Reşiler, Kırşehirde; Reşiyanlar ve Güney
Kürdistanın Zaxoya bağlı Xelikan beldesinde Xelikanlıların
yaşadığı bilinmektedir.
Xelikanlıların Kürdistan ve Orta
Anadolunun bir çok bölgesinde dağınık olmasının
sebebi; Osmanlı İmparotorluğunda sürgün, belli bir kurala
dayanıyordu. Kural şöyle gerçekleşiyordu: Büyüklüğüne
göre, her köy ve kasaba, on haneden biri ya da iki haneye kadar sürgün
çıkarmak zorunda bırakılıyordu.
Xelikanlılar ne zaman ve nereden geldiler?
Osmanlı belgelerinde Adıyaman (Besni,
Kahta) ve Malatya bölgeleri, Reşiyanların ilk sürgün yerleri olarak
adı geçer. Osmanlı Şikayet ve Maliye Defterleri'nde 1677'de
"Adıyaman bölgesine doğudan gelen Rişvanzade
İbrahim yönetiminde 800 kişilik Rişvan aşireti,
Adıyaman Besni kazasına bağlı Sığraz Köyü'ne
zorla yerleştirildiği"
yazılıdır. Aynı belgede bu bölgede bulunan
diğer Türkmen boyları arasında yaşanan
çatışmalardan dolayı bu bölgeden çıkarılmaları
için 1688'de Müfettiş Paşa'ya ve Hısn-ı Mansur
(Adıyaman) kadısına buyruk verildiği" yazılıdır.
Bu tarihten sonra Xelikanlıların da içinde bulunduğu
Rışvanların bir kısmı sürgüne gönderilir...
Ayrıca, o zamana değin
bağışık tutulan Türkmen ve Kürt aşiretlerinden asker
alınmaya başlandı. Kısa bir süre sonra da
"nefır-i amm" (halktan toplanan asker) denilen zorla toptan
askere alma yöntemi uygulandı. Osmanlılar, sefere
çıkacağı zaman iç güvenliğin sağlanması için,
"devlete yardımcı güç" olarak "Saruca- Sekban"
bugünkü korucular adıyla bir silahlı milis örgütü kuruldu. Yerli
derebeylerin yönetiminde silahlı köylülerden oluşturulan
saruca-sekban taifesi, bu sıralarda devlet yetkisine dayanarak, köyleri
basıp yağmalıyor ve eşkiyalık yapıyordu. Bunlara
karşı kendilerini savunmaya çalışan köylüler,
dayanamayınca köylerini bırakarak başka yerlere göç ediyor yada
sürgün ediliyordu. Evliya Çelebi'nin gezi notlarında: Osmanlı
Devleti'nin Kuzey Suriye, Rakka, Urfa, Antep ve Toroslar arasındaki
bölgede uyguladığı sürgün politikası Adıyaman yöresi
halkının büyük sıkıntılar çekmesine yol
açtı.der...
Gerek Osmanlı ve gerekse
derbentçilerin-korucuların baskıları sonucu çıkan
çatışma ve isyanlarda, bu bölgede, bulunan Kürt aşiretlerinin
güneye sürgün edildiklerini görüyoruz. Antep yöresinde "Kabir
Gediği" Rişvan Gediği olarak da bilinen bir tarihten
söz edilmektedir. Osmanlılar, Antep Merkez-Pancarlı köyü
yakınlarında, Rışvanları katliamdan geçirir ve yüzlerce
insan cesedi açılan çukurlara dondurulur. Hala bugün bu yörede
yaşayanlar bu yere "Rişvanların kabiri-mezarı"
derler. (Osmanlı Tahrir defteri Ağustos 1696)
Bu katliamdan sonra Xalikanlıların da
içinde bulunduğu Rışvanların bir kısmı kuzeye
sürgün edilir. Başka bir Osmanli tahrir defterinde ise 17. asırdan
itibaren Adıyaman, Malatya ve Antep'ten gelip Yozgat, Kırşehir
ve Sivas bölgelerine sürgün edilen aşiretlerin olduğu
yazılıdır. Bugün Yozgat, Sivas ve Kırşehir
bölgelerinde; Yozgatta; Rişvan, Xalikanlı, Xalekenlı,
Sivas:da Reşiler ve
Kırşehirde; Reşiyanlar bulunmaktadır. Başka
bir belgede ise şunlar yazılıdır: 1750 tarihinde Antep ve
Suriye'nin Kürt dağlarından sürgün edilen Reşwan aşireti,
Sivas'ın Divriği ilçesine yerleşir. Yerleşik halkla yaşanan
sorunlar nedeniyle, Osmanlı İmparatorluğu'na şikayet edilen
aşiretin bir kısmı, Adıyaman ve Malatya yöresine
gönderilir.
Araştırmacı Hacı Deniz'e göre
ise, 24 boydan oluşan Reşwan Aşireti'nin 5 boyu, önce
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesine oradan da Kırşehir'e
gelerek Malya Ova'sını yurt edinir. Yöre halkının
çadırda yaşayan aşiretten rahatsız olması üzerine
Osmanlı padişahının fermanıyla aşiret üyeleri
köylere dağıtılır.der.
Bu bölgeye yerleştirilen Kürt aşiretleri,
1710 1800 tarihleri arasında Osmanlılar tarafından
derbentçi-korucu olarak atanan Çapanoğulları tarafından sürgüne
tabii tutulur ve aşiretlerin bir çoğu Ankara-Haymana bölgelerine
sürgün edilir.
Bu tarihten sonra Xelikanlıların bir
kısmı Xelike Karacadağ olan kasabaya yerleşiyorlar. 1800 ve
1850 tarihlerine kadar Xelikanlılar bu bölgede yarı göçebe bir hayat
sürdürürler. Xelikan aşiretinin büyük bir bölümü 1851 yılında
Kulunun Karacadağ kasabasından bugünkü Cihanbeyliye bağlı
Xelikana (Gölyazı) yerleşirler.
Bölgede bulunan Hititlere ait yaklaşık
2-2,5m yüksekliğinde ve 1 m. genişliğinde sulama
amaçlı yapılan su bendi,
zaman içinde bu bölgenin Xelkedondurma
adıyla anılmasına
neden oldu.