Gölyazı’da Eğitim

 

Teşekkür

Değerli okuyucular, Xelkedondurma’da (Gölyazı) kurulan ilk 'okul'un tarihi hakkında yaptığımız bu çalışmayı sizlere sunacağız.

Bu çalışmamız, tamamı Xelikan’da yaşamakta olan, değerli büyüklerimizin vermiş oldukları bilgiler ışığında hazırlanmıştır.

Öncelikle, kıt olanaklarla, kısa bir dönemde bu çalışmayı büyük bir azimle hazırlayan arkadaşlarımıza; Yusuf Topal, Saffet Danışman, M.Ali Çakmakçı,ya ve bu arkadaşlarımıza bilgilerini esirgemeyen değerli Xelikanlı büyüklerimize teşekkürlerimizi sunarız. 

 xelkedondurma.com , 13.11.2004

 

“...I.Dönem: 1920-1960lı yıllar:

Bu dönemde yarı göçebe bir yaşam ve hayvancılığın ağırlıklı olarak yapıldığı dönemdir. Akademik eğitim yok denecek kadar azdır.  1930lu yıllarda 3 sınıflı okul köyde açılıyor, okula gidenlerin tamamı erkek, tek bir kadın bile o yıllarda okula gitmemiş (bildiğim kadarıyla), hatta erkeklerin çoğunun da okula gitmediğini 1925-1935 doğumluların okuma - yazma bilmeyişlerinden anlamak mümkün. Bu dönemde hakim olan değer yargısı kimin çok kalabalık koyun sürüleri varsa, çevrede en çok kabul gören ve değer verilen konumunda olduğundan, hemen herkes bütün enerjisini sürüsünü daha da kalabalıklaştırmak için harcamıştır. Ailede verilen eğitimde, bu yaşam tarzının devamı yönünde, ve din eğitimi ağırlıklı olmuştur. Din eğitimi ; medrese eğitimi görmüş birkaç kişi tarafından veriliyor. Bu kişiler o dönemde toplum tarafından en çok değer gören kişiler olarak biliniyor.”...(Cebar, xelkedondurma.com)

 

Gölyazı’da ilk ‘Mektep’

Gölyazı’da cumhuriyetten sonra kurulan ilk okulun temelini o dönemin eşraflarından Usive Mılla’nın torunu Hüseyin Erkan 1924-25de atmış. Büyüklerin anlatımına bakılırsa, Hüseyin Erkan daha 1923 yılında  İstanbul’dan tanıdığı Salih Bey adlı birini beraberinde Gölyazı’ya getirmiş, yaklaşık bir yıl boyunca kendi evinde kızı Daime ve bir kaç komşu çocuğuna gizliden ders verdirmiştir. Hüseyin Erkan’ın evi yörede açılan ilk “okula” mekanlık yapmıştır. Salih Bey’in gerçek meşguliyeti hakkında çeşitli söylentiler bulunmaktadır. Kimilerine göre Salih Bey, öğretmen olmaktan çok Kuvvai Milliye çalışmaları için İstanbul’dan Anadolu’ya kaçan, Hüseyin Erkan’la Gölyazı’ya gelmiş bir subaydır.

 

Cumhuriyet döneminde Eğitim Sistemi ve Amacı

Mustafa Kemal, daha Anadolu’da savaş devam ederken, 15 Temmuz 1921 tarihinde Ankara’da 180’e yakın üyenin katılması ile gerçekleştirilen Maarif Kongresinde, eğitimin özünün lâiklik, batıya dönüş ve müspet ilimler ve ulusal bütünlük yönünde olması gerektiğini ifade etmiştir.

 

Milli Eğitim Bakanlığı ise 19 Aralık 1923 tarihli bir genelgesinde, “mektepler Cumhuriyet esaslarına sadık kalmayı telkine mecburdur” der.

 

Bu dönemde Türkiye nüfusu 16 milyondur. Bu nüfusun 12 milyonu köylüdür. Yine o dönemde 35 bin köyde ‘ilkokul’ yoktur. 1926 da Milli Eğitim Bakanı Mustafa Nejat tarafından ilk “ Köy Muallim Mektepleri “ açılır. 

Ve bu mekteplerden birinin bu kadar erken bir tarihte Gölyazı’da açılması düşündürücüdür...

 

Hüseyin Erkan’ın yaşamı

Hüseyin Erkan, 1877 Gölyazı doğumludur. Babası Hacı Süleyman, Annesi Çorcalı-Karalar’dan.

Varlıklı bir ailenin çocuğu olan Hüseyin Erkan, babası gibi Gölyazı ve çevresinde hayvan alım-satımı ile uğraşmıştır. 1918-1925 yılları arasında Orta Anadolu Kürt ailelerinden Gölyazı’dan Erkanlar, Taşpınar’dan Süleyman Taşpınar, Yeniceoba’dan Kartlar, Kurtuluş Savaşında Kuvvai Milliye ordularına sağladıkları büyük katkılarından dolayı devletin çeşitli olanaklardan yararlandırılmış ve bu aileler İstanbul’da büyük işyerleri açmış, ticaret ve siyasette tanınan isimler olmuşlardır.

Hüseyin Erkan o dönem Gölyazı ve çevre beldelerden İstanbul’a büyük koyun sürüleri götürmüş, bilhassa tiftik alım-satımında ithalat-ihracatla uğraşmış ve İstanbul'da çeşitli iş yerleri açmış ve o dönem ticarette ün yapmış Ağrılı Beyazıt ailesiyle tanışmıştır.

Hüseyin Erkan’ın İstanbul-Sarıyer-Kireçburnun’da ikamet ettiği söylenmektedir.

 

1938 yılında vefat eden Hüseyin Erkan’ın mezarı İstanbul’dadır.

Kızı Daime, 1939’da Taşpınar Eşraflarından Süleyman Beyin oğlu İshak Taşpınar`la evlenmiştir.

 

‘Mehmed Beyazıt, Doğubeyazıd yöresinden İstanbul'a gelip yerleşen ilk Kürt işadamlarından birisidir. Mehmed Beyazıt bundan yıllar önce İstanbul'da gençleri biraraya toplayarak İstanbul'daki hayvan pazarına, özellikle de Hasköy yöresindeki Sütlüce köyü yakınlarında bulunan ve Arnavutların elinde olan büyük bir mezbahayı ele geçirmeye çalışır. Sirkeci'deki Erzurum Hanı'nda bir bürosu bulunan Mehmed Beyazıt bu yıllarda İstanbul'da yaşayan ve Konya'nın Cihanbeyli ilçesine bağlı Yeniceoba Kürtlerinden olan Ömer Kart ile tanışır. Böylece Mehmet Beyazıt Konya Kürtlerinin desteğini de alarak Arnavutların elinde olan mezbahayı ele geçirir.’ (Rohat Alakom, Kartlar, Beyazıtlar, Çamlıbeller ve Kartlar -Bırnebun Dergisi)

 

Erkanalrın akrabası olan 

Gölyazılı Reşat Kaya'nın yukarıda bahsedilen mezbahada ve Erkanların çeşitli iş kollarında müdürlük yaptığı söylenmektedir.

 

Okulun Adı

Üç derslikten oluşan Hüseyin Erkan okulun ilk öğrencilerinden Gölyazı’nın en yaşlı büyüğü, okulun Çavuşu(73 numaralı sınıf başkanı) Sayın Cemî Gûle (Cemal Yıldız) okulun “Hüseyin Efendi Mektebi” adı ile anıldığını’ söylüyor.

(Foto, Cemal Yıldız)

 

 

İlk Öğrenciler

Bu okulda 50’ye yakın öğrencinin eğitim aldığı söyleniyor. Bilinen ilk öğrencileri:

Hüseyin Erkan’ın kızı Daime, Cemal Yıldız(Camê Gule), Osman Torun, Yusuf Öner, H. Osman Kaya, Çavuş Polat(Çovuşê Malê Hekke) Hacı Memet Koyuncu, Mehmet Tekyatan, Qûmê Hudık, Ûsê Zevi Ole, Haskê Çeviş, Emde, Sılê Kuke, İbrahim Çavuş, Bıldê Xalê Sıle, Bektaş, Gane Hecî Bekir, Bıldê Ûse, Heskê Ûş Cihanbeyli, Yeniceoba ve Yapalı’dan bazı öğrencilerin bu okula eğitim için geldikleri de bilinmektedir.

 

 

 

Verilen Eğitim

1928 yılına kadar bu okulda Arapça harflerle Türkçe eğitim veriliyordu. 1 Kasım 1928'de gerçekleştirilen Harf devriminden sonra okulda Latin harfleri kullanılmıştır.

 

Gölyazı Hasan Feyziye Medresesi’nde verilen din dersi, 1924’da açılan Gölyazı Hüseyin Erkan Mektebi’nde "Kur'an-ı Kerim ve Din Dersleri" adı ile birinci sınıf hariç, diğer sınıflarda haftada ikişer saat okutuluyordu. 1939 yılında ise din dersi tamamen eğitimin dışında tutuldu.

Gölyazı Hüseyin Erkan Mektebi’nde Cumhuriyet eğitim sisteminin öngördüğü (bilhassa Kürt bölgelerinde) Türkçe öğrenime ağırlık veriliyordu.

 

Öğretmenler

Bu okulda öğretmenlik görevini Salih Bey adında biri yapıyormuş. Salih Bey, Gölyazı’da altı yıl kalıyor. Sonra sırasıyla Şevket Bey (kör şevket diye biliniyor) ve Kayserili Mustafa Bey gelmişler. Mustafa Bey’in okulda gizlice öğrencilere Arapça ile yani Osmanlıca eğitimi verdiği söyleniyor. Şikayet ediliyor ve sonra Ankara’dan bir müfettiş gönderiliyor, okulda bulunan Arapça kitaplar toplatılıyor ve yakılıyor.

 

Hüseyin Erkan Mektebi, 1968 yılına kadar eğitim faaliyetlerini sürdürmüş ve sonra kurulan ortaokul ile birleştirilmiştir.

 

Kaynak:

xelkedondurma.com

Fotoğraflar: 

Saffet Danışman, M.Ali Çakmakçı, xelkedondurma.com arşivi

 

 

Bigire -  Kapat