Gölyazıda Eğitim
Teşekkür
Değerli
okuyucular, Xelkedondurmada (Gölyazı) kurulan ilk 'okul'un tarihi hakkında
yaptığımız bu çalışmayı sizlere sunacağız.
Bu
çalışmamız, tamamı Xelikanda yaşamakta olan, değerli
büyüklerimizin vermiş oldukları bilgiler
ışığında hazırlanmıştır.
Öncelikle, kıt olanaklarla, kısa bir dönemde bu çalışmayı büyük bir azimle hazırlayan arkadaşlarımıza; Yusuf Topal, Saffet Danışman, M.Ali Çakmakçı,ya ve bu arkadaşlarımıza bilgilerini esirgemeyen değerli Xelikanlı büyüklerimize teşekkürlerimizi sunarız.
xelkedondurma.com
...I.Dönem: 1920-1960lı yıllar:
Bu dönemde yarı
göçebe bir yaşam ve hayvancılığın ağırlıklı
olarak yapıldığı dönemdir. Akademik eğitim yok denecek
kadar azdır.
1930lu yıllarda 3 sınıflı okul köyde açılıyor,
okula gidenlerin tamamı erkek, tek bir kadın bile o yıllarda
okula gitmemiş (bildiğim kadarıyla), hatta erkeklerin çoğunun
da okula gitmediğini 1925-1935 doğumluların okuma - yazma bilmeyişlerinden
anlamak mümkün. Bu dönemde hakim olan değer yargısı kimin çok
kalabalık koyun sürüleri varsa, çevrede en çok kabul gören ve değer
verilen konumunda olduğundan, hemen herkes bütün enerjisini sürüsünü
daha da kalabalıklaştırmak için harcamıştır.
Ailede verilen eğitimde, bu yaşam tarzının devamı yönünde,
ve din eğitimi ağırlıklı olmuştur. Din eğitimi
; medrese eğitimi görmüş birkaç kişi tarafından veriliyor.
Bu kişiler o dönemde toplum tarafından en çok değer gören kişiler
olarak biliniyor....(Cebar,
xelkedondurma.com)
Gölyazıda
ilk Mektep
Gölyazıda
cumhuriyetten sonra kurulan ilk okulun temelini o dönemin eşraflarından
Usive Mıllanın torunu Hüseyin Erkan 1924-25de atmış. Büyüklerin
anlatımına bakılırsa, Hüseyin Erkan daha 1923 yılında İstanbuldan tanıdığı Salih Bey
adlı birini beraberinde Gölyazıya getirmiş, yaklaşık
bir yıl boyunca kendi evinde kızı Daime ve bir kaç komşu çocuğuna
gizliden ders verdirmiştir. Hüseyin Erkanın evi yörede açılan
ilk okula mekanlık yapmıştır. Salih Beyin gerçek
meşguliyeti hakkında çeşitli söylentiler bulunmaktadır.
Kimilerine göre Salih Bey, öğretmen olmaktan çok Kuvvai Milliye çalışmaları
için İstanbuldan Anadoluya kaçan, Hüseyin Erkanla Gölyazıya
gelmiş bir subaydır.
Cumhuriyet
döneminde Eğitim Sistemi ve Amacı
Mustafa
Kemal, daha Anadoluda savaş devam ederken, 15 Temmuz 1921 tarihinde
Ankarada 180e yakın üyenin katılması ile gerçekleştirilen
Maarif Kongresinde, eğitimin özünün lâiklik, batıya dönüş
ve müspet ilimler ve ulusal
bütünlük yönünde olması gerektiğini ifade etmiştir.
Milli
Eğitim Bakanlığı ise 19 Aralık 1923 tarihli bir
genelgesinde, mektepler Cumhuriyet esaslarına sadık kalmayı
telkine mecburdur der.
Bu dönemde Türkiye nüfusu 16 milyondur. Bu nüfusun 12 milyonu köylüdür. Yine o dönemde 35 bin köyde ilkokul yoktur. 1926 da Milli Eğitim Bakanı Mustafa Nejat tarafından ilk Köy Muallim Mektepleri açılır.
Ve bu mekteplerden birinin bu
kadar erken bir tarihte Gölyazıda açılması düşündürücüdür...
Hüseyin
Erkanın yaşamı
Hüseyin
Erkan, 1877 Gölyazı doğumludur. Babası Hacı Süleyman,
Annesi Çorcalı-Karalardan.
Varlıklı
bir ailenin çocuğu olan Hüseyin Erkan, babası gibi Gölyazı ve
çevresinde hayvan alım-satımı ile uğraşmıştır.
1918-1925 yılları arasında Orta Anadolu Kürt ailelerinden Gölyazıdan
Erkanlar, Taşpınardan Süleyman Taşpınar, Yeniceobadan
Kartlar, Kurtuluş Savaşında Kuvvai Milliye ordularına sağladıkları
büyük katkılarından dolayı devletin çeşitli olanaklardan
yararlandırılmış ve bu aileler İstanbulda büyük işyerleri
açmış, ticaret ve siyasette tanınan isimler olmuşlardır.
Hüseyin Erkan o dönem Gölyazı ve çevre beldelerden İstanbula büyük koyun sürüleri götürmüş, bilhassa tiftik alım-satımında ithalat-ihracatla uğraşmış ve İstanbul'da çeşitli iş yerleri açmış ve o dönem ticarette ün yapmış Ağrılı Beyazıt ailesiyle tanışmıştır.
Hüseyin Erkanın İstanbul-Sarıyer-Kireçburnunda ikamet ettiği söylenmektedir.
1938 yılında vefat eden Hüseyin Erkanın mezarı İstanbuldadır.
Kızı
Daime, 1939da Taşpınar Eşraflarından Süleyman Beyin oğlu
İshak Taşpınar`la evlenmiştir.
Mehmed
Beyazıt, Doğubeyazıd yöresinden İstanbul'a gelip yerleşen
ilk Kürt işadamlarından birisidir. Mehmed Beyazıt bundan yıllar
önce İstanbul'da gençleri biraraya toplayarak İstanbul'daki hayvan
pazarına, özellikle de Hasköy yöresindeki Sütlüce köyü yakınlarında
bulunan ve Arnavutların elinde olan büyük bir mezbahayı ele geçirmeye
çalışır. Sirkeci'deki Erzurum Hanı'nda bir bürosu bulunan
Mehmed Beyazıt bu yıllarda İstanbul'da yaşayan ve Konya'nın
Cihanbeyli ilçesine bağlı Yeniceoba Kürtlerinden olan Ömer Kart ile
tanışır. Böylece Mehmet Beyazıt Konya Kürtlerinin desteğini
de alarak Arnavutların elinde olan mezbahayı ele geçirir. (Rohat
Alakom, Kartlar, Beyazıtlar,
Çamlıbeller ve Kartlar -Bırnebun
Dergisi)
Erkanalrın
akrabası olan
Gölyazılı Reşat Kaya'nın yukarıda bahsedilen mezbahada ve Erkanların çeşitli iş kollarında müdürlük yaptığı söylenmektedir.
Okulun
Adı
Üç
derslikten oluşan Hüseyin Erkan okulun
ilk öğrencilerinden Gölyazının en yaşlı büyüğü,
okulun Çavuşu(73 numaralı sınıf başkanı) Sayın
Cemî Gûle (Cemal Yıldız) okulun Hüseyin Efendi Mektebi adı
ile anıldığını söylüyor.
(Foto, Cemal Yıldız)
İlk
Öğrenciler
Bu
okulda 50ye yakın öğrencinin eğitim aldığı söyleniyor.
Bilinen ilk öğrencileri:
Hüseyin
Erkanın kızı Daime, Cemal Yıldız(Camê Gule), Osman
Torun, Yusuf Öner, H. Osman Kaya, Çavuş Polat(Çovuşê Malê Hekke)
Hacı Memet Koyuncu, Mehmet Tekyatan, Qûmê Hudık, Ûsê Zevi Ole,
Haskê Çeviş, Emde, Sılê Kuke, İbrahim Çavuş, Bıldê
Xalê Sıle, Bektaş, Gane Hecî Bekir, Bıldê Ûse, Heskê Ûş
Cihanbeyli, Yeniceoba ve Yapalıdan bazı öğrencilerin bu okula
eğitim için geldikleri de bilinmektedir.
Verilen
Eğitim
1928
yılına kadar bu okulda Arapça harflerle Türkçe eğitim
veriliyordu. 1 Kasım 1928'de gerçekleştirilen Harf devriminden sonra
okulda Latin harfleri kullanılmıştır.
Gölyazı
Hasan Feyziye Medresesinde verilen din dersi, 1924da açılan Gölyazı
Hüseyin Erkan Mektebinde "Kur'an-ı Kerim ve Din Dersleri" adı
ile birinci sınıf hariç, diğer sınıflarda haftada ikişer
saat okutuluyordu. 1939 yılında ise din dersi tamamen eğitimin dışında
tutuldu.
Gölyazı
Hüseyin Erkan Mektebinde Cumhuriyet eğitim sisteminin öngördüğü
(bilhassa Kürt bölgelerinde) Türkçe öğrenime ağırlık
veriliyordu.
Öğretmenler
Bu
okulda öğretmenlik görevini Salih Bey adında biri yapıyormuş.
Salih Bey, Gölyazıda altı yıl kalıyor. Sonra sırasıyla
Şevket Bey (kör şevket diye biliniyor) ve Kayserili Mustafa Bey gelmişler.
Mustafa Beyin okulda gizlice öğrencilere Arapça ile yani Osmanlıca
eğitimi verdiği söyleniyor. Şikayet ediliyor ve sonra
Ankaradan bir müfettiş gönderiliyor, okulda bulunan Arapça kitaplar
toplatılıyor ve yakılıyor.
Hüseyin Erkan Mektebi, 1968 yılına kadar eğitim faaliyetlerini sürdürmüş ve sonra kurulan ortaokul ile birleştirilmiştir.
Kaynak:
xelkedondurma.com
Fotoğraflar:
Saffet Danışman, M.Ali Çakmakçı, xelkedondurma.com arşivi