|
Qamışe Qul Muzaffer Özgür -Birnebun Dergisi- Orta Anadolu Kürtleri
tarafından bilinen ve bölge Kültürünün çok önemli bir değeri olan Qamışe Qul
destanı Konya-Yunak yöresinde yaşanmıştır. Bölgedeki düğünlerde zurnanın
melankolik ve yanık sesiyle çalınmazsa olmaz diye bilinen aşk öyküsü
dergimizin 1. sayısında (Birnebun Dergisi) Kürtçe olarak yayınlanmıştı.
Geçen zaman içerisinde dergimizi arayan okuyucularımız Kürtçe konusundaki
yetersizliklerini belirterek, bu destanı dergide Türkçe olarak tekrar
yayınlamamızı istemişlerdi. Yunak Kürtlerini yazarken biz de özet olarak bu
destanı Türkçe olarak aktaralım. Yıllar geçer, Mırce güneş gibi parlayan bir genç kız olur. Genç kızlar birgün topluca Polathisar pazarına giderler. Mırce orada gezerken Xınto ile karşılaşır. Xınto da onun gibi yetimdir. Onu dedesi büyütmüş, kendisi gibi demirci olarak yetiştirmiştir. Xınto‚nun hünerli ve güçlü ellerinden geçen demir zamanın ihtiyaçlarına göre keser, balta, kama, bıçak, kalkan ve kılıç olarak şekil almaktadır. Göz göze gelen gençler, ilk bakışta birbirlerine akan iki yıldız gibi aşık oluyorlar. Aşkları tüm çevreye yayılır. Dedesi ve tüm çevredekiler bu sevdadan vazgeçmesini isterler ve nasihatlar ederler. Ama sevdalı olan Xınto‚nun kulakları duymaz, gözleri başka bir şey görmez. Mir bu aşktan haberdar
olur ve Mırce'yi Konya Paşasına vermek ister. Mırce bu durumu öğrenir ve
Xınto‚ya anlatır. Sevdalılar birlikte kaçarlar. Akrabalarının bulunduğu
köylere doğru giderler ve Mangal Dağındaki bir mağarada saklanırlar. Günler
geçer, erzakları biter. Xınto ile Mırce bu çıkmazdan kurtulmak için çare
ararlar ve Xınto yakındaki köye gidecek erzak getirecektir. Bu arada Mirin
adamları bunları aramaktadırlar. Xınto gece gizlice köye ulaşır ve aldığı
erzakla geri döner. Kısa bir süre sonra bölge Kürtleri zalim ve acımasız olan beylerine karşı güç birliği yaparlar. Ona karşı savaşırlar, yenerler ve kafasını keser tüm ahaliye ibret olsun diye köy köy gezdirirler. Yerine Mıço geçer..... İşte kısaca özetlenen destanın hikayesi böyle. O günden günümüze çok uzun yıllar geçmesine rağmen, Orta Anadolu Kürtleri sözlü edebiyatları nedeniyle değerlerini unutmadan günümüze kadar taşımışlardır. Bölgede her kaval çalan bu aşk hikayesini bilir. Düğünlerde zurna ile çalınan bu destan halen varlılığını korumaktadır. Birnebun Dergisi'den |